KEMAL TAHİR
“İKİ ÇEŞİT İNSANLA KONUŞMAĞA DOYULMAZ. YA HAKİKATEN BASİT YAHUT DA HAKİKATEN ÂLİM OLMALI.”
 
Yıldız Sarayı özel marangozluğunu yapmış olan Şebinkarahisarlı Yüzbaşı Tahir Bey ile Nuriye hanım'ın oğlu olan Kemal Tahir'in asıl adı İsmail Kemalettin Demir'dir. 15 Nisan 1910’da İstanbul’da doğdu.
 
Babasının asker olması sebebi ile ilköğrenimini çeşitli şehirlerde sürdürdü. Kasımpaşa’da bulunan Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi'ni tamamladı. 1923’de rüştiyeden mezun olduktan hemen sonra Galatasaray Lisesi'nde eğitimine devam eden Tahir, annesinin vefatının ardından okulu onuncu sınıfta bırakmak zorunda kaldı. Avukat kâtipliği ve de Zonguldak kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Gazeteciliğe başladığında 22 yaşındaydı.
 
Yazılarında, Nurettin Demir, Cemalettin Mahir, İsmail Kemalettin, Körduman, Samim Aşkın, F. M. İkinci gibi takma isimlerde kullandı. Genç yaşta Yakup Sabri, Ertuğrul Şevket, İsmail Safa ve Arif Nihat Asya ile birlikte "Geçit" adlı sanat dergisini yayınladı.
Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmen, röportaj yazarı, çevirmen benzeri birçok farklı görevde yer aldı. Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. Öğretmen Fatma İrfan’la 12 Ağustos 1937’de evlendi.
 
1938’de deniz astsubayı olarak, Nuri Tahir ve Nâzım Hikmet’in de aralarında bulunduğu bazı sivil ve askerlerle birlikte donanmayı ayaklandırmaktan dolayı tutuklandı. Siyasal suç sebebi ile 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Gelişmeler üzerine, 1940’da Fatma İrfan, kocasından ayrılma isteği ile mahkemeye başvurması ile evlilikleri, Haziran 1940’da son buldu.
 
Çankırı, Çorum, Nevşehir, Malatya, Kırşehir cezaevlerinde yattı. Çorum cezaevinde iken Sedat Simavi’nin isteği üzerine Zoraki Nişanlı, Bir Nedim Divanının Esrarı, Camı Kıran Çocuk, Halk Plajı, Gönül Denilen Hayvan, Aşk Pınarı gibi bir takım romanları yazdı. 12 yıl hapiste kaldıktan sonra 1950’de Demokrat Parti’nin çıkarttığı aftan yararlanarak hapisten çıktı.
 
İstanbul’a döndükten sonra bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini görevinde bulundu. Gazetelere tefrika aşk ve macera romanları, senaryolar yazdı. Fransızca çeviriler yaptı. 6-7 Eylül olayları sırasında tekrar gözaltına alındı. Harbiye Cezaevi’nde 6 ay yattı. Çıktıktan sonra 14 ay kadar Aziz Nesin'le birlikte kurdukları Düşün Yayınevi’ni yönetti. Edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931'de "İçtihad" dergisinde yayınlandı. Yeni Kültür, arkadaşlarıyla birlikte kurdukları "Geçit", Var, Ses dergilerinde şiirleri çıktı. İlk önemli eseri olan 4 bölümlük “Göl İnsanları” uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, 1955'te basıldı. Ankara’ya çalışmaya giden bir gencin köyüne döndükten sonraki yaşamını “Sağırdere” (1955) ve “Körduman” (1957) adlı romanlarında ele aldı. Bu sırada Sıdıka (Semiha) Uzunhasan’la evlendi. “Yedi Çınar Yaylası” (1958), “Köyün Kamburu” (1959) ve “Büyük Mal” (1970) üçlemesinde Tanzimat döneminden başlayarak Cumhuriyet yıllarına kadar toplumsal bir değişim geçiren kırsal kesimde yaşayan köylülerin yaşamını konu edindi.
İstanbul'u bir çerçeve gibi alıp Türklerin Osmanlılıktan Cumhuriyet'e geçişini incelediği "şehir romanları" dizisinin ilk kitabı "Esir Şehrin İnsanları" 1956'da yayınlandı. Bu kitapta Mütareke dönemi İstanbul'unu anlattı. Dizinin diğer kitabı olan "Esir Şehrin Mahpusu" 1961'de, "Hür Şehrin İnsanları" 1976'da basıldı.


 
            İlk kitaplarında daha çok köy ve köylü sorunlarına eğildi. Genelde Çorum lehçesini kullanan Tahir, Çorum ve Çankırı gibi İç Anadolu şehirlerinin toplumsal sorunlarına değindi. Daha sonra Türk tarihinin ve özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı. "Devlet Ana"da(1967), kuruluş sürecindeki Osmanlı toplumu ve yönetim sistemini, "Kurt Kanunu"da Atatürk'e karşı düzenlenmek istenen İzmir suikastını inceledi. Eşkıya’yı bir kahraman olarak ele alan görüşe karşı çıktı. Bu görüşünü “Rahmet Yolları Kesti” (1957) adlı romanına yansıttı. "Yorgun Savaşçı" adlı eserini 1965 yılında yazan Kemal Tahir, bu eserinde Esir Şehrin İnsanları’nda olduğu gibi Milli Mücadele yıllarını konu edindi. Yorgun Savaşçı’da I. Dünya Savaşı’nın ardından işgal edilen İstanbul’da bulunan bir grup subayın mücadelesini ve Mustafa Kemal’in Anadolu halkını Milli Mücadele için nasıl örgütlediğini anlattı. Toprak ağalığının ortaya çıkış nedenlerini inceledi. Bu araştırmasının ardından köy enstitülerine bir eleştiri niteliğinde olan “Bozkırdaki Çekirdek” adlı romanını 1967 yılında yazdı. Bu romanın ardından birçok olumlu ve olumsuz eleştiriler aldı. “Kellece Mehmet’te (1962) ise yanında çalıştığı ağayı kaza kurşunu ile öldüren bir gencin hayatını anlattı. Bu eserinde cezaevi yaşamını gerçekçi bir şekilde anlattı.  Kemal Tahir'in düşüncelerindeki çıkış noktası Marksist görüş ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksist görüşün sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı Batılılaşmaya ilişkin yargısı da bu Marksist çözümü yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2'nci Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksist görüşün, hem de Batılılaşmanın ürünü olan Cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerini belirleyen temel nokta oldu.

İleriki yıllarda akciğer kanserine yakalandı. Sol akciğeri bir ameliyat ile alındı. Ameliyatın ardından iyileşmeye başladığı günlerde geride henüz taslak halinde olan birçok romanını tamamlayamadan 21 Nisan 1973'de kalp krizi geçirerek vefat etti. Erenköy Sahrayı Cedit mezarlığına gömüldü.

 

Ölümünden sonra yayınlanan Namusçular (1974), Dam Ağası (1977) isimli iki romanında kırsal kesim insanının cezaevi problemlerini ele aldı.

 

Son olarak yazdığı kitabı ise Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluş yıllarını konu ettiği “Yol Ayrımı”dır.

 

Göl İnsanları, Güneşe Köprü 1986’da E. Tokatlı tarafından, Karılar Koğuşu 1989’da Halit Refiğ tarafından, Kurt Kanunu 1991’de E. Pertan tarafından filme alındı. Yorgun Savaşçı ise Halit Refiğ tarafından 1979 yılında televizyon dizisi olarak çekildi. Fakat eser 1980 yılında toplatılarak yakıldı. Sebep olarak ise eserde Atatürk’e dair aşağılayıcı ifadeler yer aldığı ileri sürüldü. Aynı eser T. Yönder tarafından 1993 yılında tekrar dizi olarak çekildi.
 

ESERLERİ

ROMAN:
Sağırdere (1955)
Esir Şehrin İnsanları (1956)
Körduman (1957)
Rahmet Yolları Kesti (1957)
Yedi Çınar Yaylası (1958)
Köyün Kamburu (1959)
Esir Şehrin Mahpusu (1961)
Bozkırdaki Çekirdek (1962)
Kelleci Memet (1962)
Yorgun Savaşçı (1965)
Devlet Ana (1967)
Kurt Kanunu (1969)
Büyük Mal (1970)
Yol Ayrımı (1971)
Namusçular (1974)
Karılar Koğuşu (1974)
Hür Şehrin İnsanları (1976)
Damağacı (1977)
Bir Mülkiyet Kalesi (1977)

ÖYKÜ:
Göl İnsanları (1955)

NOTLAR:

Kemal Tahir’in Notları

  • Batılaşma
  • Çöküntü
  • Kitap Notları
  • Mektuplar
  • Notlar / Osmanlılık / Bizans
  • Roman Notları 1; Topal Kasırga / Darmadağın Olan Devlet
  • Roman Notları 2; Batı Çıkmazı
  • Roman Notları 3; Patriyot Ömer / Gülen Azap Çıkmazı
  • Sanat edebiyat 1
  • Sanat edebiyat 2
  • Sanat edebiyat 3
  • Sanat edebiyat 4
  • Sosyalizm, Toplum ve Gerçek



MEKTUP:

Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar (1979)


ÖDÜLLERİ
1960 Dost dergisi anketi: Yılın en iyi romancısı
1967-1968 Yunus Nadi Roman Armağanı Yorgun Savaşçı ile
1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü Devlet Ana ile
Anasayfa | Hakkımızda | Rehberlik | Kütüphane | E-etüt | İletişim
2010© Kadıköy Belediyesi Çocuk Etüt Merkezleri